30 Ocak 2020 Perşembe



 Ben Kimim?

Adım Ceren ÇİÇEK TAŞ. 1986 Kars doğumluyum. İktisat mezunu bir anne ile öğretmen kökenli belediye başkan yardımcısı babanın kızıyım. Üç kardeşiz (erkek kardeşim banka müfettişi , kız kardeşim tıp fakültesinde okuyor.) 19 yaşıma kadar insanların ön yargı ile yaklaştığı, orada apartman var mı diye aşağılayıcı sorular sorduğu, ama aslında Anadolu'nun ilk medeniyetlerinin kurulduğu, havası soğuk insanları sıcak olan Kars'ta yaşadım. 19 yıl hamurum burada mayalandı durdu. Liseyi bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliğini kazandım. Bu bölümde okuduğum dört yıl boyunca hamurum İstanbul'un havasından ve edindiğim dünyalar güzeli dostlar sayesinde güzel bir şekil aldı. Dostluk kardeşlik nedir ben ilk defa onlarla tattım bu duyguları. Mezuniyet sonrası kendi okuluma yüksek lisans başvurusunda bulundum ama tecrüben yok dediler, kabul etmediler. Mezun olduktan iki ay sonra Bodrum'a ( inanın torpille değil alın teri ve dirsek çürütmeyle) atandım.   5.5 yıl burada görev yaptım. İyisiyle kötüsüyle bir çok arkadaşım oldu burada. Hamurumun küçük kısmı çürüdü, koparıp attım, büyük kısmı ise daha güzel şekiller aldı. Her türlü insan gördüm, güvenmek ve tanımanın tam anlamıyla hiçbir zaman olamayacağını anladım.  2010-2014 yılları arasında Anadolu Üniversitesi Sosyoloji Bölümünü okudum. 2014 yılında eşim karşıma çıktı. İnsanlar hakkındaki bir çok hipotezimi çürüttü. Hamurumun bir kısmı daha önce almadığı bambaşka bir şekil aldı. Evlenip Aydın'a yerleştim. Atandığım okul dezavantajlı bir bölgedeydi. Yani 1. kalite bir bölge okulundan kimselerin yüzlerine dahi bakmadığı, tiksinerek yaklaştığı bölgeye ait bir okula atanmıştım. Çalıma arkadaşlarım bana kendimi rüyada hissettirecek kadar iyilerdi. Hamurum tahmin edemeyeceğim kadar güzel bir şekil almıştı. Evlilik, annelik, arkadaşlık, dostluk ve akla gelecek her konuda yardımcı oldular ve hala oluyorlar. 2016 yılında daha önce hiç tatmadığım bir duyguyu tattım: "Annelik"  Benim hamur yine bambaşka ve dünyanın en güzel şeklini aldı. Aydın'daki okul müdürüm yeniliğe ve öğrenmeye çok meraklı biriydi. Yazdığı Erasmus +  projeleriyle İspanya'da " Duygusal Ekoloji" eğitimi gördük. Ardından "Çocuk Hakları" konulu projelerimizle Bulgaristan'a gittik burada görsel sanatın bambaşka boyutlarını gördük.. Türkiye hareketliliğinde orff, ritm ve elementer müzik çalışmalarını yaptık. Hala okul öncesinde bu konulara karşı ilgim var ve çalışmaları yurt içi- yurt dışındaki kaynaklardan elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum.

 İnsan oğlunun mayası iyiyse hamuru şekilden şekile de girse çürümez, aksine bambaşka güzel şekiller alır. Gelelim benim hamura... Onun durup duracağı yok, nefes aldığım sürece.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder